Uzay Yarışı Hızlanıyor

Uzay, yakın zamana kadar NASA, ESA, Roscosmos gibi büyük devlet kurumlarının tekelindeydi ancak son yıllarda bu durum değişti ve uzay yarışına özel şirketler de dahil oldu. Özel şirketlerin girdiği sektörlerde maliyetler düşer, ölçek ekonomisi yakalanır ve ürün herkesin kullanımına açılır. Uzay çalışmaları için de aynısı geçerli olacak mı? Uzay, herkesin canı istediğinde gidebileceği bir yer olacak mı? Bu soruların cevabını vermek için çok erken ancak geçmişe kıyasla  birçok şeyin radikal anlamda değiştiğini söyleyebiliriz.

Mars’ta Kolonileşme İsteği

Büyük devletler yeni çağ boyunca kurdukları kolonilerle daha da gelişip zengin dünya devleri haline geldiler. Yeni Çağ’daki kolonileşme yarışının bir benzeri önümüzdeki yıllarda Mars’ta yaşanacak gibi duruyor. Birçok ülke ve şirket, Mars’ta kendi kendini idare eden bir koloni kurma derdinde.

Elon Musk tarafından kurulan SpaceX şirketi, Mars yarışının en büyük favorisi gibi görünüyor. SpaceX tarafından üretilen Falcon roketi insanlığı kızıl gezegene taşımak konusunda iddialı. Falcon’un bir sonraki aşaması olarak planlanan roket, 50 ton kargo taşıma kapasitesine sahip olacak. SpaceX, Mars’a yük indirmek için ürettiği Red Dragons isimli kapsülün test çalışmalarını başarıyla tamamladı. Uzayda kargo taşımak için kapsül üreten bir diğer kurum da NASA. Bütçesi özel şirketlere kıyasla daha büyük olan ve olağanüstü bir araştırma geçmişine sahip olan NASA, uzay yarışında SpaceX ile birlikte öne çıkıyor.

Uzay Yarışı Hızlanıyor

Maliyet Sorunu

Mars’a gitmek teknik olarak mümkün olsa da ticari olarak çok zor görünüyor. Uzay şirketlerinin ve kurumlarının çözmesi gereken en büyük sorun da bu. Uzay seyahatlerini pahalı kılan şey roketlerin çok yüksek maliyetleridir, her bir seyahat için yeni roket üretmek gerekiyor çünkü günümüzde kullanılan roketlerin dünyaya geri dönmek gibi bir yetenekleri yok. Yani roketler hedeflerine ulaştıktan sonra uzay boşluğunda parçalanıyorlar. Eğer görevini tamamladıktan sonra dünyaya geri dönebilen roketler yapabilirsek bu roketleri sonraki uzay seyahatlerinde de kullanır bu sayede maliyetleri düşürürüz.

Bu fikri gerçeğe dönüştürmek için çalışan şirketler bazı somut başarılar elde etmiş durumdalar. SpaceX’in Falcon9 isimli roketi, görevini tamamladıktan sonra başarıyla dünyaya iniş yapabildi. Benzer bir başarı da Amazon.com’un kurucusu Jeff Bezos tarafından kurulan Blue Origin şirketinden geldi. Blue Origin’in ürettiği ilk roket olan New Shepard dünyaya geri dönmeyi başardı.

Zaman Sorunu

Elon Musk’un 2030 yılına gelindiğinde Mars’ta 80 bin kişilik koloni kurmasının önündeki en büyük engel maliyet değil, aynı zamanda Mars’a yapılan seyahatin yaklaşık 6 ay sürmesi de işleri zorlaştıran bir faktör olarak öne çıkıyor. ABD merkezli bir uzay şirketi olan Ad Astra Rocket, bu süreyi 39 güne indirecek bir teknoloji üretti.

Ad Astra Rocket’in yaptığı şey, roketlerin gelenekse motorları yerine nükleer ve manyetik güçle çalışan yeni bir roket motoru üretmek oldu. Şirketin ürettiği VASIMR isimli roket, 2020 yılında aya indirilerek test edilecek. Geleneksel roketler saatte 55 bin kilometre hızla seyrederken VASIMR’ın hızı saatte 189 bin kilometre olacak.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen isminizi girin