Konosuke Matsushita günümüzün en etkileyici biyografilerinden birisine sahiptir. Hayat hikâyesi, gösterdiği azmin ve insanlara verilen büyük değerin yansımasıdır. Günümüzde gençlerin empatinin önemini kavramaları için belki de Matsushita’nın biyografisini okumaları gerekiyor. Matsushita’nn hikayesi modern dünyamızda unutulan değerler olan dayanışma, işbirliği, empati gibi değerlerin önemini yeniden kavramamızı sağlıyor.

Stajyerken Şirket Sahibi Bir İş Adamına Dönüşen : Konosuke Matsushita

Zor Yıllar

Efsane girişimci Matsushita, küçük bir köyde dünyaya geldi. Babası zengindi; ancak borsada tüm varlığını kaybetmesinin ardından yoksulluk içerisinde kaldılar.  Konosuke’nin sıradan görünüşlü birisiydi. Zekâsı sıra dışı değildi, diplomaları yoktu. Sanatsal bir yeteneği de bulunmuyordu; ancak muhteşem bir azmi gücü vardı.

Babası ona bir iş buldu. 10 yaşında, bir bisiklet dükkânında ayak işlerine bakıyordu. Altı yıl çalıştı bu bisiklet dükkânında ve satış yapmayı, müşterileri memnun etmeyi gözlemledi. Matsushita, ailesinin yoksulluğu nedeniyle işlerin her zaman istendiği gibi gitmeyebileceğini anlamıştı. Riskin önemini kavradı. Bisiklet dükkanını bırakıp bir elektrik şirketine geçti. 16 yaşındayken yükseltildi, ancak o buradan da ayrılmaya karar verdi. Şefleri geliştirdiği duy modelini yeterli görmedi.

Stajyerken Şirket Sahibi Bir İş Adamına Dönüşen : Konosuke Matsushita

İlk Fabrika: 13 Metrekarelik 2 Odalı Daire

Kendisinin geliştirdiği ampul duylarını imal etmeye başladı; ancak satışta başarılı olamadı. Çalışmaya devam ettiler. 27 yaşına geldiğinde anne ve babasının yanında 9 kardeşi de hayata gözlerini yumdu. İşine yoğunlaştı.

Zirveden Düşüşe

1930 yıllarda buhran yıllarında, şirketini kurumsallaştırdı. Azimle çalıştı ve sonunda Panasonic başta olmak üzere pek çok dünya markasını yarattı. 1940’lı yıllarda en üst noktadayken, 2.Dünya Savaşı’nda Japonya’nın kaybetmesiyle şirketine el konuldu. Yeniden yoksullaştı; ama azmini kaybetmedi. Başarının bir matematiği olduğuna inanıyordu.

Başarının Matematiği

Mal varlığını geri almak için mücadelesini sürdürdü ve 1950 yılında esnek üretim ve esnek üretimin ilk uygulayıcılarından biri olarak devleşti. Topluma da katkı sunmaya hız verdi. Yolunda düşüşler, kaybedişler olsa da inanç ve kararlılıkla doğru yolun bulunabileceğinin en önemli örneğidir.

Japon girişimci aynı zamanda bireysel faydanın yanında toplumsal faydanın da gözetilmesi gerektiğini vurgular. Yoksulluktan zirveye uzanan yolunda hiçbir zaman pes etmemiştir.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen isminizi girin