Soyut Resimleri Anlama KılavuzuSanat haberlerinde milyonlarca dolara satılan “ne olduğu belirsiz resimleri” hepimiz görmüşüzdür. Bir renk cümbüşü içerisinde birbirine geçmiş geometrik şekillerden ibaret sanat eserleri… Ağzında pipo, başında bere olan gözlüklü insanlar bu resimlerin karşısına geçer ve “ahh azizim ne kadar da postmodern bir eser değil mi” cümlesiyle sohbet başlatırlar. Sanat dünyasıyla çok içli dışlı olmayanlar için bu muhabbetler pek bir şey ifade etmez hatta bazıları için bu muhabbeti yapan insanlar dahi o resimlerden bir şey anlamazlar. Milyonlarca dolara satılan, binlerce hayranı olan bu resimler gerçekten de abartılıyor olabilirler mi? Görünen o ki abartılmıyorlar, bu eserlerin birçoğu hakikaten birer şaheser ancak nasıl bakılacağını bilmek gerekiyor.

 

Resim ve Ressam Günlükleri

Bir soyut resmin diğer resimlerden farkı tek bir olayı ya da tek bir duyguyu anlatmamasıdır. Soyut çalışmaların içerdiği mana herkes için farklı olabilir, zaten soyut sanatı güzel kılan da işte budur. Durum böyle olsa da soyut bir resmin de anlattığı şeyler kısıtlıdır. Yani teması “mutluluk” olan bir eserin hüzünlü duygular ifade ettiği çıkarımını yapıyorsanız o eseri anlamamışsınız demektir. O eserin mutluluk mesajı verdiğini anlamalısınız ancak bu mutluluk ressamın değil, sizin mutluluğunuz olmalı.

Bir soyut eseri çözümlemede yardımcı olan en önemli şey; “ressam günlükleri” ismi verilen, ressamın o eseri oluştururken ne hissettiğini, ne düşündüğünü anlattığı metinlerdir. Bir örnek üzerinden gidelim, örneğimiz hepimizin aşina olduğu Çığlık isimli tablo.

Soyut Resimleri Anlama Kılavuzu

 

Çalışmanın sahibi olan ressam Edvard Munchgünlüklerinde bahsettiğine göre; iki arkadaşıyla birlikte yürüyüşe çıkmışlar, çok yorulan ve aynı zamanda hasta olan Munch daha fazla dayanamayarak köprünün trabzanlarına yaslanmış ancak iki arkadaşı ise yürümeye devam etmiş. Ressam içinde bulunduğu kısa süreli bunalımdan ilham alarak bu eseri ortaya çıkarmış.

Köprü üzerinde yürüyen iki arkadaşı resimde gözükmektedir ayrıca arka planda, yürüyüşü yaptıkları Oslofjord körfezi ressamın ruh halini yansıtacak şekilde turuncu – kırmızı karışımıdır.

Bu resme bakan bir insanın Munch’un içerisinde bulunduğu bunalımı anlamasına gerek yok, soyut sanatın amacı bu tabloyu kendi bunalımlarınızla içselleştirmenizdir.

 

5 Yaşındaki Oğlum da Bunu Yapar

Aşağıdaki soyut çalışmaya bir göz atın, geometrik şekillere ve renk geçişlerine özellikle dikkat edin.

Abstract-Art-28-Cool-Wallpapers-HD

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Geometrik şekiller ve sınırlar o kadar ustaca çizilmiş ki bir sanatçının elinden çıktığı dikkatli bir gözden kaçamaz. Ayrıca renklerin canlılığı hayranlık uyandıracak cinsten.

Elinize bir kalem alın ya da bilgisayarınızdan çizim programını açın. Bu eserin aynısını oluşturabiliyorsanız siz de büyük bir sanatçı ruhu var demektir. Kim bilir belki bir gün insanlar sizin “ne olduğu belirsiz resimlerinizin” milyonlarca dolara satıldığı haberini okur.