Robotlar Dünyayı Ele Geçirebilir mi?

Peşinen cevap verelim; evet, robotların dünyayı ele geçirmesi mümkün. Çok fütüristik görünse de ilerde robotlar dünyayı işgal edebilir, insanlığı kendilerine köle yapabilirler. Bütün meselenin temelin “tekillik noktası” ismi verilen bir yapay zeka terimi bulunuyor.

Yapay zeka çalışmaları son yıllarda sessiz ama çok hızlı bir şekilde ilerliyor. Ancak henüz tekillik noktasına ulaşılabilmiş değil. Bu nokta, yapay zekanın düşünme kapasitesinin insan zekasına ulaştığı ve onu geçmeye başladığı an olarak ifade ediliyor. Yapay zeka çalışmalarının 50 yıllık bir geçmişi var. Bu uzun geçmişin büyük bir kısmı emekleme süreci olsa da son yıllarda daha gelişmiş akademik çalışmalar ve daha karmaşık ürünler görmeye başladık. Uzmanlara göre bu çalışmalar, önümüzdeki on yıl içerisinde tekillik noktasına ulaşacak.

Bugüne kadar robotlar sadece programlama mantığıyla çalışıyordu. Son yıllara kadar döngü ismi verilen kodlarla, yapay zekaya karşılarına çıkacak durumlara verecekleri tepki “ezberletiliyordu”. Örneğin; kilitli kapıyı anahtarla açan bir robot düşünelim. Robotun okuyacağı ilk kod “kapı kolunu çevir eğer kapı açılmışsa işlem tamamlanmıştır, açılmadıysa ikinci koda geç” olacaktır. Kapı kilitliyse ikinci koda geçen robot “anahtarı deliğe sok ve çevir, eğer kapı açıldıysa işlem tamamlanmıştır” komutunu uygular. Gelişmiş bir yapay zeka buna benzer milyonlarca koddan oluşuyordu. Günümüzde ise durum çok daha farklı, artık robotlar veri analizi yaparak öğrenme yeteneğine kavuştular. Çevrelerinde olan biteni algılayan robotlar, değişen şartlara göre daha önce programlanmamış tepkiler üretebilir hale geldi. Bu bir bakıma robotların kendi varlıklarını anlaması, yani “öz farkındalık” sahibi olmaları anlamına geliyor. Tekillik noktası kadar olmasa da öz farkındalık da yapay zeka çalışmalarında oldukça önemli bir yer tutuyor.

Temmuz ayı içerisinde Renssealer Polytechnic Enstitüsü’nde yapılan bir deney, yapay zekanın öz farkındalığa sahip olduğunu ilk defa ispat etti. 3 ayrı robotla yapılan testte robotlara konuşmalarını engelleyecek bir hap verileceği söylendi, daha sonra iki robotun konuşma yeteneği devre dışı bırakıldı. Robotlara hanginiz konuşamama hapı içmedi sorusu yöneltildi. Konuşma yeteneği devre dışı bırakılmayan robot ilk önce “bilmiyorum” cevabı verdi. Diğer iki robotun sustuğunu anlayan robot bir süre düşündükten sonra “şimdi biliyorum, ben içmedim” cevabını verdi. Bu deney oldukça basit olsa da robotların kendi varlıklarını hissetmesi ve değişen çevresel şartlara göre tepki verebilmesi açısından oldukça önemli.

Bu Gelişmelerden Korkmalı mıyız?

Yapay zeka çalışmalarını yürüten bilim insanları, bu teknolojinin insanlığın birçok sorununa çözüm olacağını, insan zekasının çözemediği kanser gibi bazı sorunları aşmada insan zekasından daha üstün bir robotun başarılı olabileceğini iddia ediyorlar.

Elbette her şey bu kadar toz pembe değil. Şu anda birçok ülkenin silahlı kuvvetleri de bu çalışmaları ya destekliyor ya da bizzat kendisi yürütüyor. Geçtiğimiz günlerde aralarında Stephen Hawking, Steve Wozniak, Elon Musk gibi isimlerin de bulunduğu bilim insanlarınca hazırlanan bir mektup, Arjantin’deki Uluslararası Yapay Zeka Konferansı’nda okundu. İnsandan daha zeki robotların, insanlar tarafından kontrol edilmekten çıkacağı savunulan mektupta özellikle bu zekanın askeri amaçlara yönelik kullanımının yaratabileceği sorunlara dikkat çekilmiş. Mektupta geçen bir paragraf;

“Hedef seçiminde hala insanlara bağlı olan seyir füzeleri ve insansız hava araçlarından farklı olarak yapay zekayla kontrol edilen silahlar ya da katil robotlar, hedeflerini insanlarla doğrudan iletişim kurmadan seçip vuracak. Büyük bir askeri gücün otonom silahları geliştirmeye başlaması, korkunç sonuçlara yol açabilir” 

Mektupta Türkiye’den üç ismin de imzası bulunuyor. Mektubun İngilizce tam metni için tıklayınız.