Küresel Isınmaya Karşı Karbon Yakalama Tekniği

Küresel ısınmanın dünyanın geleceği açısından ne kadar tehlikeli olduğunun herkes farkında. Bilim insanları, küresel ısınmanın en büyük suçlusu olan atmosferik karbondioksitin miktarını azaltmanın yollarını arıyorlar. Bilim ve teknoloji çevrelerinin yaklaşımı genellikle karbondioksit üretimini minimize etmek oluyor. Ancak alternatif bir yöntem daha var. Sınai büyümenin fosil yakıtlar olmadan gerçekleşemeyeceğini düşünen bazı bilim insanları, karbondioksit üretimini azaltmak yerine üretilen karbondioksitin atmosfere salınmasını engellemeyi daha mantıklı buluyorlar. Bunun için başvurdukları yöntem ise karbon yakalama tekniği. Bu teknikte fabrikaların bacasından çıkan karbondioksit, katı forma getirilerek toprak altına gömülüyor. Karbon yakalama tekniği 3 basamaktan oluşuyor; yakalama, taşıma ve depolama.

1) Yakalama 

Bu ilk basamaktaki amaç, karbondioksiti diğer atık gazlardan ayırmaktır. Özellikle fosil yakıtlarla çalışan enerji üretim tesislerinde oldukça başarılı sonuçlar elde edilmekte. 2 ayrı yakalama tekniği bulunuyor;

Yanma Öncesi Yakalama: Karbondioksiti, yakıtın yanmasından önce ayırma işlemidir. Bu teknikte, fosil yakıt kısmen oksitlenir ve ortaya hidrojen, karbonmonoksit, karbondioksit, metan gibi gazlardan oluşan bir karışım çıkar. Karbondioksit diğer karışım gazlarından ayrılır, kalan gazlar yanma reaksiyonunda kullanılır.

Yanma Sonrası Yakalama: Fabrikadan çıkan baca gazları, uygun çözeltinin içerisinden geçirilerek karbondioksit yakalanır. Diğer bir yakalama tekniği ise baca gazlarını özel filtrelerden geçirmektir.

2) Taşıma

Karbondioksitin, çevreye zarar vermeden toprakta depolanabilmesi için özel alanlara ihtiyaç duyulmakta. Boşalmış petrol ve doğal gaz yataklar, yoğun tuz içeriğine sahip derin kuyular en ideal alanlar arasında yer alıyor. Fabrikalarda biriktirilen karbondioksit sıvılaştırılarak tankerler, gemiler ve boru hatlarıyla bu depolama alanlarına taşınıyor.

3) Depolama

Depolama alanlarına taşınan karbondioksit, burada yüksek basınç ve kimyasal işlemlere maruz bırakılarak katı forma getiriliyor. Buna jeolojik karbondioksit ismi verilmekte. Jeolojik karbondioksit toprağın 1 – 5 kilometre altına gömülerek saklanıyor. Atmosfere olmadığı gibi toprağa da herhangi bir sızıntı gerçekleşmiyor.

Birçok insanın aklına bu işlemin güvenilirliğiyle ilgili soru işaretleri gelmekte. Taşıma ve depolama esnasında doğaya gaz sızıntısı olabileceği düşünülüyor. Aslında karbondioksit taşımacılığı endüstriyel amaçlarla uzun yıllardır yapılıyor, karbon yakalama tekniğiyle birlikte ortaya çıkmış yeni bir sektör değil. Bu işi yapan şirketler alanlarında oldukça uzmanlaşmış durumda, herhangi bir sızıntının yaşanması çok zor.

Depolama ile ilgili şüphelere gelinecek olursa, karbon depolaması istenilen bütün alanlara yapılamıyor. Sızıntının engellenmesi için sadece uygun bölgelere lisans veriliyor. Bahsedilen uygun bölgelerin bir diğer özelliği ise içerisinde depolanan karbondioksit çökeltisini bir süre sonra taşlaştırması.

Ülkemizde bu teknikle ilgili çalışmalar şu an için çok fazla değil ancak bazı projeler sürdürülmekte. araştırılıyor. Ayrıca Dodan Gaz Sahası’nda karbondioksit depolama tesisleriyle ilgili fizibilite çalışmaları da devam etmekte. Termik ve doğal gaz elektrik üretim tesislerinin oldukça yaygın olduğu ülkemizde, karbon yakalama tekniği temiz enerji üretebilmek adına karbon yakalama tekniği oldukça önemlidir. Daha temiz ve sürdürülebilir bir dünya için ülke olarak biz de elimizi taşın altına koymalıyız.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen isminizi girin