Günümüzde çoğumuzun kullandığı ayakkabılarda belirli markalar özellikle adından söz ettirirken beraberinde gelen bir prestij söz konusu. Bu alanında prestij sahibi olan iki marka da Puma ve Adidas. Yaklaşık 90 yıldır hayatımızın bir parçası olan bu iki markanın kuruluş hikayesi ise oldukça ilginç. Peki bu hikaye nasıldır diye merak edenler için 1924 yılına küçük bir geri dönüş yapalım.

Kardeş Kavgasından Dünya Devi Olmaya Giden Yol: Puma ve Adidas

1924 yılında Alman iki kardeş olan Adolf ve Rudolf Dassler kardeşler atletizm alanıyla ilgili olarak ayakkabı üretmeye başlarlar. Bu amaç uğruna ise ‘Gebrüder Dassler OHG’ isimli şirketi kurarlar. Fakat İkinci dünya savaşı sadece ülkelerin arasını açmakla kalmamış aynı zamanda bu iki kardeşin de arasının açılmasına sebep olmuştur.

İki kardeş farklı siyasi görüşleri nedeniyle bir ayrılık yaşarlar, ve bu ayrılık sonucunda işleri içinden çıkılmaz bir hale geldiğinden dolayı yollarını ayırırlar. Bu ayrılıktan sonra ise iki kardeşin arası iyice açılmıştır ve hiç konuşmamaya başlamışlar. Ayrılık sonucunda ise Rudolf nehrin diğer yakasına Puma şirketini, Adolf ise diğer yakasına isminin ve soyadının ilk hecelerinin birleşiminden oluşan Adidas’ı kurar.

Kardeş Kavgasından Dünya Devi Olmaya Giden Yol: Puma ve Adidas

Bu ayrılığın yansıması sadece iki kardeş arasında olmaktan çıkmış aynı zamanda bulundukları kasaba Rudi ve Adi’ciler olarak ikiye ayrılmış hatta birinin uğradığı esnafa diğere uğramaz olmuş. Savaş sonrasında alınan zararlardan dolayı kasabadaki tek başarılı bir şekilde ayakta kalan iki işletme Puma ve Adidas olmuş. Bu iki şirket kasabanın kalkınmasını sağlamış.

Büyük yokluk içinde büyüyüp yine bu yokluk içinde işlerini yapmaya çalışan Dassler kardeşler, Adolph 1978’de öldüğünde bile 29 yıllık bir dargınlık varmış. Yıllar sonra da Rudi ölerek ayrı ayrı yerlere gömülmüşler.

Azimli ve başarılı iki kardeş bir fikir ayrılığı sebebiyle dargın olarak ölmüş olsalar bile bugün hala kalitesini koruyan iki markanın sahibi olmuşlar. Ve yaklaşık olarak 90 yıldır hala isimlerini başarılı oldukları yönünde söz ettiriyorlar. Bugün hala bu başarıdan söz ediyorsak eğer iki kardeşin azmi ve kararlılığı sayesinde gösterdikleri başarı küskünlüklerinin önüne geçti diyebiliriz.