İş dünyası denilince akla gelen kavramlardan en az biri rekabettir. Rekabet kavramı aslında çoğu kişi için olumsuz gibi gözükse de işletmelerin gelişiminde olmazsa olmaz unsurlardan biridir.

Peki rekabetin altında yatan temel nedir?

Büyümeyi amaç haline getirmiş olan bir firma için asla iyi diye bir kavram yoktur. Japonların kaizen felsefesi gibi bu şirketler için her zaman en mükemmel ve en iyi arayışı vardır ve bu arayış sonsuza kadar devam etmektedir. Şirketlerin dış çevrelerinde bulunduğu rakipleri ile olan ilişkisi hem şirket içi iletişim ve yönetim bazında hem ürün üretimi bazında farklılık göstermektedir. Bu farlılık sayesinde doğan bir unsurdur aslında rekabet.

İş Alanında Vaz Geçilmez Duygu: Rekabet

Aslında tüm şirketlerin tek bir amaç vardır. Bu amaç ise; kar ve kazanç sağlamak. Bu kar ve kazanç sağlama da bir nevi rekabetten geçiyor. Markalar kendi işlerine ayırdıkları vakit kadar mutlaka rakiplerin ürünlerini de dikkatle incelemeli ve bu ürünler hakkındaki müşteri yorumlarını dikkate almalıdır. Bu incelemeler ve yorumlar sonucunda ürünlerine belki yeni bir eklenti veya bir kısım çıkartabilirler ve bu sayede rakip işletmenin düşmüş olduğu hataya düşmeyip piyasada daha hızlı büyüme şansı yakalamış olabilirler.

İş Alanında Vaz Geçilmez Duygu: Rekabet

Rekabetin sağladıkları nelerdir?

Olaya müşteri bazından bakacak olursak iki firma arasında kararsız kalmış bir müşteri artık daha bilinçli, gerek internet üzerinden forumlardan aldığı bilgiler ışığında gerek fikrine güvendiği insanların o ürün hakkındaki fikirlerini düşüncelerini almadan bir karar vermiyor artık. Yani gelişen teknolojiyle birlikte ürün algısı da gelişmiş olan bir müşteri hedef kitlesi var. Bu rekabet ortamı müşteriye daha çok ürün yelpazesi sunuyor, alternatiflerinin artmasına olanak sağlıyor. Çünkü firmalar piyasaya ayak uydurmak adına her geçen gün yeni bir ürün denemesi veya müşterilerden aldıkları geri dönütler sayesinde inovasyon çalışmalarına ağırlık veriyorlar. Yani eskiden olduğu gibi “ne üretirsem satarım” anlayışı artık geçerliliğini tamamiyle yitirmiş durumda. Firmalar geri dönütler ile yenilik hareketlerine ağırlık vererek aynı zamanda rakip markaların ürünlerinden ve yönetimelerinden haberdar olabilmek adına her şeyi yapıp piyasada tutunmaya çalışıyor.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen isminizi girin