İnsanlar Neden AVM Karşıtı

Türkiye’de şu an için 350’ye yakın AVM bulunmakta, inşaatı devam edenlerin sayısı ise 70. Gezi Parkı olayları ile gündeme gelen AVM meselesi Türkiye’de sık sık tartışılan bir konu. Hemen hepimizin yolu düşse de ülkemizde AVM muhalifliği oldukça yaygın, peki ya insanlar neden alışveriş merkezlerinin karşısında yer alıyor? Alışveriş yaptığımız, arkadaşlarımızla zaman geçirdiğimiz, bir şeyler atıştırmak için ziyaret ettiğimiz AVM’ler acaba göründükleri kadar masum değiller mi? Bu sorulara cevap bulabilmek için son yıllarda yükselen AVM karşıtlığının nedenlerini inceledik.

 

Ekonomik Nedenler

Ekonomi uzmanları, alışveriş merkezlerinin Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerin ekonomileri için bir takım sorunlar yarattığını düşünmekte. AVM’lerde satılan ürünlerin tamamına yakını lüks tüketim ürünleri ve bunların ezici bir çoğunluğu ithal mallardan oluşuyor. AVM’lerdeki başarılı pazarlama stratejilerinin bir sonucu olarak, insanlar ihtiyaçları olmayan lüks tüketim ürünlerini tercih edebiliyorlar ve bu gerek milli gerek bireysel ekonomi açısından birçok kayba neden oluyor.

Diğer bir ekonomik sorun ise yerel esnafla ilgili. Bir alışveriş merkezi kurulduğu bölgedeki bütün ekonomik canlılığı kendi üzerine çeker, bu durum yerel esnafın iş kaybetmesine ve şehir ekonomisinin küçülmesine yol açar. AVM’ler ürün ihtiyaçlarını çoğunlukla bulundukları şehirden karşılamadıkları için şehir ekonomisine bir katkıda bulunmazlar.

 

Bilinçsiz Tüketim Kültürü

AVM’ler birçok kişiye göre bilinçsiz tüketimin merkezi konumunda. İnsanların bu merkezlerde, reklamlardan etkilenip çok da ihtiyaç duymadıkları ürünleri satın alabiliyorlar. Özellikle kredi kartı ve taksit imkanlarıyla birlikte Türkiye tam bir tüketici toplum haline gelmiş durumda.

Tüketici Hakları Derneği Genel Başkanı Turhan Çakar bu konuda insanları şöyle uyarıyor: “İnsanların yanlış tüketime yönlendirilerek tuzağa düşürüldüğü bu mekanlar, tüketimin mabedidir. Tüketiciler; ekonomi, sağlık ve gelecek yönünden aykırı ve zararlı olan AVM’lere gitmeyerek tepkisini göstermeli.”

 

Çevreci Nedenler

Hatırlanacağı gibi Gezi Parkı eylemlerinin çıkış noktası; Taksim Gezi Parkına eski Topçu Kışlasının inşa edileceği ve AVM olarak hizmet vereceği haberlerinin yayılmasıydı. Tarihçi İlber Ortaylı, Topçu Kışlasının AVM olmaya müsait bir mimariye sahip olmadığını belirtse de dönemim başbakanı Recep Tayyip Erdoğan kışlanın AVM yapılacağını söylemişti. Topçu Kışlasının akıbeti henüz belli değil ancak bu olay çevrecilerin alışveriş merkezi karşıtlığını iyice alevlendirmiş durumda. AVM’lerin şehir merkezine yapılması, şehir dokusunu ve trafiği olumsuz etkilemesi çevrecilerin en çok eleştirdiği noktalar. Avrupa’da, AVM’lerin şehir dışına kurulması bu konuda güzel bir şehircilik örneği teşkil etmekte. Şehir dokusuna ve yerel üretime zarar vermek istemeyen İtalya, AVM’lerin şehir siluetini dahi etkilememesi için bu merkezleri şehirden oldukça uzak alanlara inşa ediyor. Ayrıca yerel kahve kültürü olumsuz etkilenmesin diye İtalya’da hiçbir Starbucks dükkanına izin verilmemesi de ilginç bir ayrıntı.

 

Kültürel Nedenler

AVM’lerde sunulan eğlence anlayışının insanları tek tipleştirdiği iddia edilmekte. Uzmanlar, kültürel temellerden yoksun eğlence anlayışları nedeniyle insanların eğlence kültürünün düştüğünü ve dolayısıyla yaşam kalitesinin azaldığını düşünüyorlar. Kapalı ortamlarda yapılan gösteriler, sadece kitle filmlerinin gösterildiği sinemalar insanların eğlence kültürünü daraltmakta. Psikologlar, kapalı alanlarda uzun süre geçirme sonucunda insanların psikolojisinin AVM’lerden olumsuz etkilendiği görüşündeler.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen isminizi girin