ABD Ekonomisinden Endişe Verici İstatistikler

Sayılar çok şey anlatır, özellikle makro ekonomiden bahsediyorsak sayılara güvenmek en tercih edilir yoldur. Geçmişte, bir ekonominin geleceğine dair yapılan sayısal veri tabanlı tahminlerin doğru çıkması, ekonomik istikametlerin sayısal tahminlerle belirlenebileceğini gösteriyor.

Bugün, ABD Gayri Safi Yurt içi Hasılası (GSYH) ile ilgili bazı istatistikler, ülke ekonomisi için endişelenmek gerektiğini gösteriyor. ABD ekonomisi, dünya ekonomilerinin dinamosudur. Yani ABD’deki olası bir çöküş, tüm dünya ekonomilerin çöküşü anlamına gelir. Dolayısıyla Amerika’daki bu olumsuz durum İstanbul’da da Ankara’da da endişeyle takip ediliyor.

2007 – 2008 yıllarında başlayıp yaklaşık 2012 yılına kadar süren ve bazı ülkelerde hala varlığını hissettiren ekonomik krizde, yatırımcıların ve yöneticilerin uykularını kaçıran bir kelime vardı; resesyon. ABD merkezli 720 Global isimli bir araştırma şirketi, yayınladığı bir raporda bu kelimeyi tekrar kullandı ve finans çevrelerini endişeye sürükledi. 720 Global’ın raporuna göre ABD, 2016’nın ikinci çeyreğinde sadece %1.2 büyüdü. Ayrıca, son 12 aydaki ortalama büyüme de %1.2’de kaldı.

1948’den günümüze kadar Amerikan ekonomik verilerini inceleyen 720 Global’in yayınladığı raporda şu 4 temel istatistik yorumu yer alıyor:

  • 1948’den 2016’ya kadar bütün resesyonlar, %1.2’nin altındaki ekonomik büyümelerin ardından gelmiş.
  • Son  68 yılda, büyümenin %1.2’nin altında olmasına rağmen resesyon yaşanmayan sadece üç örnek bulunuyor. Bunlardan iki 2011 ve 2012 yılları. Bu yıllarda resesyon yaşanmamasının nedeni, devletin, ekonomiyi hızlandırmak için aldığı olağanüstü kararlar.
  • %1.2 ve daha altı büyüme ABD ekonomisi için olağanüstü bir durum, 1948’den günümüze yapılan araştırmada, sadece 12 yılın böyle bir büyümeyle sonuçlandığı gözlemlendi.
  • Ekonomi, sadece bir çeyrek boyunca kötü gitse dahi ülkenin yıllık büyümesini resesyon yaratacak kadar azaltabilir. ABD için kötü giden 12 yılın 11’inde ekonominin %1.2’nin altında kalmasının nedeni tek bir çeyrekte kötü giden ekonomiden kaynaklanıyor.

720 Global’in araştırmalarına bakıldığında 2016’yıABD için “olağanüstü yıllardan” birisi olarak görmek mümkün.

1929’daki Büyük Buhran sonrası yaşanan resesyonlar dahil olmak üzere, hükümetlerin resesyonlara müdahale çabaları çoğunlukla başarısızlıkla sonuçlandı. ABD’nin 11 trilyon dolarlık devasa dış borcu da olayarın üzerine tuz biber oldu. Bu borçların kaynağı çoğunlukla Uzak Asya ve Avrupa merkez bankaları.

Elbette ki her şey kötü gitmiyor. ABD iç pazarındaki tüketim, son aylarda önemli bir büyüme hızına ulaştı. İç piyasa tüketimi ABD’nin GSYH’nin %70’ini oluşturuyor. Ülkenin “kendi kendine yeten” bir ekonomik yapısının olması, bir krizin daha kolay yönetilmesini mümkün kılıyor.

Eğer tarih, geleceği gösteren bir rehber ise ABD ekonomisi ve dolayısıyla dünya ekonomileri için ciddi bir tehdit var. Resesyon beklenenden erken gelebilir.